
Elf (2003)
Film Özeti
Buddy, Kuzey Kutbu’nda doğmuş, elf olduğuna inanarak büyümüş bir adam. Ama bir gün, tüm hayatının bir yalan olduğunu öğrenmesiyle… Of ya, her şey alt üst oluyor. Şimdi o masuma, hayatının anlamını bulmak için New York’a yolculuk edip gerçek babasını aramaya çıkma zamanı. Aklında bir sürü soru, kalbinde ise elf ruhunu süsleyen o naif sevgiyle dolup taştığı günler… Hayatının en büyük macerasına atılmaktan ne kadar heyecanlı olduğunu tarif etmek zor. Zira, bu koca şehirde onu pek çok sürpriz bekliyor!
New York’a adım attığında, elbette ki elf olmak kolay değil. Neden mi? Çünkü burada sadece Santa Claus’un yardımcıları yok. İnsanlar, ışıklar, kalabalıklar… Bir de bakmışsın, bir kafede kahve siparişi vermeye çalışırken abarttığı için garson tarafından tuhaf bakışlarla karşılaşıyor! James Caan, Bob Newhart gibi isimlerle karşılaştığı andan itibaren, izleyicileri güldüren ve düşündüren birçok sahne başlıyor. Harbiden, bu film rüya gibi ama bir o kadar da gerçek. Kalbinizle, ruhunuzla birlikte, elf Buddy’nin hikâyesine kapılacaksınız.
Güzel dostluklar kurmanın, ailenin kıymetini bilmenin ve sevginin gücünün anlatıldığı bu film, oldukça eğlenceli anlar sunuyor. Hem de içinde biraz dram, biraz hava katıyor. Buddy’nin kuzey kutbundan gelen saf ve temiz enerjisi, New York’un karmaşası içinde kaybolmuş olan bizlere de dokunuyor… Ne yalan söyleyeyim, izlerken içiniz huzur bulacak. Hani deriz ya, bazen hayatın sürprizleri, beklenmedik dostluklarda saklıdır… Buddy’nin yolculuğu, sadece bir adamın hikâyesi değil, hepimizin içinde bir yerlerde keşfedilmeyi bekleyen bir Elf olduğu gerçeğiyle dolu!



1 Yorum
Sıcacık bir hikaye, mutluluk veriyor!