
Carmen ve Lola (2018)
Film Özeti
Carmen ve Lola, Arantxa Echevarria’nın kaleminden çıkan, hem yürek burkan hem de umut dolu bir hikaye. İspanyol çingene kültürünün derinliklerine inen, geleneksel yaşam ile modern hayat arasında sıkışıp kalmış iki gencin destanı… Carmen, yaşlarıtındaki pek çok genç gibi, evlenip çocuk sahibi olmayı bekleyen bir çingene kızı. Ancak hayatında bazı şeyler var ki, onları aşması gerekiyor. İşte tam da bu sırada, Lola ile tanışıyor. Vallahi, Lola; hayatı farklı algılayan, tuva ile graffiti yapmayı seven bir genç kız. Kendisi, başkaları gibi sıradan bir yaşam yerine, üniversite hayalleri kuran özgür ruhlu bir çingene…
Carmen, Lola’nın yanında kendini buluyor. Onun getirdiği taze fikirler, yeni tutkular… Of ya, bu durum hem baba evinden hem de geleneklerden toplamda bir kopuş anlamına geliyor. Hem büyük bir serüvenin başlangıcı, hem de ailelerinin onlara karşı beslediği endişe ve öfkenin… Rachel ve Lola’nın arkadaşlıkları, tamamen farklı iki hayalin birleşimi olarak başlasa da, hızla bir aşka dönüşüyor. İki genç kızın içindeki ateş, toplumsal normlara karşı bir isyan haline geliyor. Hayat, gurbetteki gibi geçmez; gözlerinin önünde yakar…
Ama bir yandan da öyle büyük bir tehlike var ki bu hayatın içinde: Geleneklerine sıkı sıkıya bağlı olan aileler. Geriye dönüş yok. Çünkü bir kez bu yolda yürümeye başladıktan sonra, her şey değişmeye başlıyor. Carmen, ailesinin onu beklediği eski zindana geri dönmek istemiyor. Lola ile kurdukları bu bağ, onları hem güçlü kılıyor hem de en derin korkularıyla yüzleşmeye zorluyor. Geçmişle yüzleşmek ve özgürlüklerinin peşinde koşmak, giderek zorlaşan bir seçim haline geliyor.
Dram dolu sahnelerin, ince bir mizah anlayışının ve derin bir sevginin harmanlandığı Carmen ve Lola, izleyiciyi hem güldürüp hem de düşündürmeyi başarıyor. İki genç kızın hikayesi, yalnızca cinsiyeti ya da geçmişi değil, geleceği de konuşuyor…



1 Yorum
Derin bir aşk ve özgürlük mücadelesi harika işlenmiş.