
Cehennem (2016)
Film Özeti
Ron Howard’ın yönettiği “Cehennem”, kahramanımız Robert Langdon’ın (Tom Hanks) gözlerini açtığında bir hastane odasında bulmasıyla başlıyor. Ancak işin garibi, bu doktor odası onun için sıradan bir yer değil. Başından vurulmuş ve hiçbir şey hatırlamıyor… Ya işte burada işin rengi değişiyor. Langdon, kendini bir anda Dante’nin Cehennemi’ne ait gizemli bir senaryonun içine çekilmiş buluyor. Vallahi, şu an her şey çok karmaşık!
Zihninde yer eden parçalar, onu dünya tarihini sarsacak bir gerçeği çözmeye itiyor. Bir semboller zinciriyle karşı karşıya… Önünde tek bir hedef var: İstanbul. Evet, doğru duydunuz! Üç imparatorluğa ev sahipliği yapmış, tarihi pek çok olayla dolu muhteşem bir şehir. Hayal edin, langırt gibi bir yerde, geçmişin üzerine su gibi akmak için çaba harcarken, Langdon İstanbul sokaklarında koşacak ve peşindeki gizemi çözmeye çalışacak. İnanılmaz, değil mi?
Filmin başından itibaren izleyici, aksiyon dolu sahneler ve insan ruhunun derinliklerine inen dram arasında gidip gelen bir hikayeyle tanışıyor. Ayrıca Felicity Jones’un canlandırdığı Sienna Brooks karakteri, Langdon’a bu zorlu yolculukta eşlik ediyor. Sienna’nın geçmişi, Langdon’un hatırlamaya çalıştığı o boşluklarla birleşiyor ve… Oh, harbiden nefes kesici bir gerilim başlıyor. Unutmayın ki peşinde, her hareketini izleyen tehlikeli düşmanlar var. Özellikle muhteşem oyunculuklarıyla dikkat çeken Omar Sy ve Irrfan Khan, filmin adeta tuzu biberi!
Her şey, insanlık tarihini değiştirebilecek bir gerçeği ortaya çıkarmakla başlıyor… Yoksa zamanın sonu mu? İstanbul’un derinliklerinde kaybolmuş bir aşk ve dostluğun peşinde koşarken, hayatlarımızda iz bırakacak bir hikaye daha yazılıyor. “Cehennem”, sadece bir film değil; tarihin sayfalarını aralamaya çalışan bir yolculuk. Gökyüzüne doğru bakan gözlerimizi, eski kapıların ardında saklı olan sırları ortaya çıkarmak için ayarlamış durumda!



1 Yorum
Büyüleyici bir tarihi yolculuk!