
Gattaca (1997)
Film Özeti
Gattaca, 1997 yapımı, günümüz dünyasına oldukça çarpıcı bir ayna tutuyor. Düşünsenize, genetik mühendisliğinin zirveye ulaştığı; “kusursuz” insanların yaratıldığı bir evren. Bir yanda süper insan ırkı; diğer yanda ise sıradan, doğuştan dezavantajlı kabul edilen insanlar… Resmen herkesin elindekileri kaybettiği bir dünya düşünün. İşte böyle bir ortamda, Vincent Freeman (Ethan Hawke) yalnızca bir temizlikçi olarak Gattaca uzay yolculuğu şirketinde iş bulabiliyor. Vallahi, adamın bu durumu içler acısı. Ama Vincent, pes etmekten çok uzakta! Hayallerine ulaşmak için inanılmaz bir cesaretle, komadaki bir atletin kimliğini ve kan örneğini kullanıyor. Ve işin en ilginç yanı, nasıl bir tehlikeyle karşılaşacağı…
Gattaca, sadece bir bilim kurgu filmi değil. İçinde aşk, hırs ve mücadele barındırıyor. Kimi sahneler var ki, izlerken insanın kalbi küt küt atıyor. Vincent’in hikayesi, yalnızca insanın kendi kaderine karşı verdiği savaş değil; aynı zamanda toplumun bireylere nasıl etki ettiğinin de bir portresi. Anlayacağınız, harbiden derin bir film. Vincent ve Irene (Uma Thurman) arasında gelişen aşk hikayesi, tüm bu gerilimin içerisinde bir su gibi akıyor. Bu arada, Jude Law’ın canlandırdığı atlet, Vincent’ın hayatını ne kadar değiştirebilir? O, sadece bir kimlik değil, bir umut simgesi.
Ama dikkat! Bir cinayet sahnesi var ve tüm bu karanlık atmosferde dedektifin, Vincent’ın izini sürmesi her şeyi altüst ediyor. Yani, Vincent’ın temizlikçilikten uzaya gitme hayalleri bir anda nasıl kabusa dönüşüyor… İnsan, tehlikeler peşinde koşarken, özgürlüğün ne demek olduğunu sorguluyor. Gattaca, kesinlikle izlenmesi gereken bir film. Bilim kurgular arasında kendine has yerini buluyor, derken izlendikçe çok şeyi sorgulatıyor. Eğlencenin yanı sıra düşündüren bir hikaye… İzlerken hüzünlenip, aynı zamanda hayallere dalmak için birebir. Yani, eğer henüz izlemediyseniz, gecikmeyin derim…



1 Yorum
Gattaca, gelecek tasvirleriyle düşündüren, derin bir film.