
Goblin (2016)
Film Özeti
Hayat ölüm ve yaşam arasında ince bir ipte yürümek gibidir; “Goblin” serisi de tam bu ince sarmalda geçen, kalp kırıcı ve kurgusal bir yolculuk sunuyor. Her bölümünde izleyiciye derin duygular yaşatan bu dizi, yalnızlığın ve sevgiyi bulmanın hikayesini yansıtıyor. Kim Shin (Gong Yoo), bir goblin olarak geçmişte yaşadığı acı dolu anılarla boğuşuyor. Sevgililerinin ölümüne tanıklık etmek zorunda kalmış, ölümsüz bir varlık… Harbiden, bu kader ona fazlasıyla ağır geliyor. İçinde bulunduğu bu karanlık kısır döngüden kurtulmak isteyen Kim Shin, zamanla bir insan gelinine ihtiyaç duyuyor. Yüz yıl süren arayışına en nihayetinde sona erdirmek üzereyken, karşısına amneziadan muzdarip ve kendisiyle aynı evde yaşamaya zorlanan bir ölüm meleği çıkıyor.
Aşkla sevdiği insanları kaybetmenin verdiği ağırlık ve ölüm meleği (Lee Dong-Wook) ile kurdukları ilginç dostluk, izleyiciye unutulmaz anlar yaşatıyor. Chanyeol’un (Yook Sung-jae) tatlı halleri de cabası… Goblin’in gerçek anlamda bir “gelin” bulma macerası, izleyiciyi her bölümde daha da içine çekiyor. Kim Shin artık yalnız değil, ama işler öyle kolay ilerlemiyor. Onun için içsel bir mücadele, ölümsüzlüğün yükü ve insan olmanın karmaşası…
Dizinin arka planında ise harika bir görsellik var. Görkemli mekanlar, dokusuyla dikkat çeken giysiler, izleyiciyi adeta bir masalın içine hapsetmeyi başarıyor. Gökyüzünde süzülen yıldızlar ve bulutlar, aynı zamanda aşkın ve kaybın sembolü gibi belirecek. Çiftin arasında gelişen samimi, tatlı ve bir o kadar da acı veren ilişkide, izleyici kendini bulacak. “Goblin” sadece hayal gücüne dayalı bir öykü değil; aynı zamanda içimizdeki kaygıların, özlemlerin ve duyguların bir yansıması. Bunu izlerken çok, ama çok etkileneceksiniz…



2 Yorum
Goblin, görselliği ve duygusal derinliğiyle izleyiciyi etkileyen harika bir dizi.
Duygusal derinliği ve görselliği harika!