
Günaydın Vietnam (1987)
Film Özeti
“Ülkenin en gürültülü savaşlarından birinde, önceden sıkıcı bir askeri radyo yayınında hayat buluyor.” İşte bu cümleyle başlıyoruz. “Günaydın Vietnam”, yalnızca bir savaş filmi değil; aslında bir mizah şöleni. Barry Levinson’un ustaca yönettiği yapımda, Robin Williams’ın canlandırdığı Adrian Cronauer karakteri, Saigon’da askerlerin umut ışığı haline geliyor. Sabahın ilk ışıklarında açtığı programıyla, “Günaydın Vietnam” diyerek düşmanlığa inat, kahkahalarla dolu bir dünya kuruyor.
Adrian, bununla kalmıyor; müziklerin etkileyici melodileriyle, askerlere unuttukları tüm duyguları geri kazandırıyor. Askerler için savaşın getirdiği karamsarlık, onun mizahi bakış açısıyla eriyip gidiyor… Bu enerji dolu radyo yayını, moral kaynağı oluyor. Anlatımındaki samimiyet ve cesaret, bu sıkıntılı günlerde onların yanında bir dost gibi duruyor. Vallahi, bazen bir yayının gücü tüm mücadeleleri alt edebilir gibi geliyor.
Yıllar geçse de hafızalarda yer eden bu eser, sadece komedi unsurları ile sınırlı kalmıyor. Film, savaşın getirdiği acıları doğrudan göstermeden, insan ruhunun direncini de gözler önüne seriyor. Korkunun ve kaygının yüzü olduğu zamanlarda, Adrian’ın özverili çalışmaları bile bazen gözyaşlarını silmeye yetiyor.
Forest Whitaker, Bruno Kirby ve diğer oyuncularla birlikte kurulan bu ekip, genial bir atmosfer oluşturuyor. Duygulara dair ne varsa masanın üstüne koyuyorlar. “Günaydın Vietnam”, bir radyo programının nasıl bir ruh haline ev sahipliği yapabileceğini ve insanların umudunu nasıl yeşerten bir mecra olabileceğini gösteriyor… Gerçekten de savaşın kıyısında bile hayatın neşesini bulmak, sadece bir radyo yayınıyla mümkündü. Bu ihtişamlı yapım, bambaşka bir dünyaya açılan kapı.



1 Yorum
“Mizahın savaş ortasında umut verdiği harika bir filme dönüşmüş.”