
Hobbit: Beş Ordunun Savaşı (2014)
Film Özeti
Bilbo Baggins… Küçük, cesur ve bir o kadar da kararsız bir hobbit. Korkunç ejderha Smaug’dan Cüce Krallığı’nı geri almak için çıktığı bu muhteşem yolculuk, onu hiç beklemediği bir maceranın tam ortasına sürüklüyor. Düşünsene, bir gün evinden çıkıyorsun, bir sonraki gün ise büyü ve tehlike dolu bir dünyada yüce dağların tepesinde bir cüce ordusunun yanında savaşıyorsun. Of ya, hayalin bile zor!
İşte, “Hobbit: Beş Ordunun Savaşı” tam da böyle bir hikaye sunuyor. Peter Jackson’ın ustalıkla yorumladığı bu epik yapımda, Ian McKellen’ın Gandalf’i, Martin Freeman’ın Bilbo’su ve Richard Armitage’ın Thorin’i gibi karakterlerle tanışıyoruz. Her biri, kurgusal dünyayı bir o kadar gerçek, bir o kadar yaşanabilir kılıyor. Karşılaştıkları her düşman, her engel birer dönüm noktası oluyor ve hikayeyi daha da derinleştiriyor…
Cücelerin yüzyıllar süren özlemine ve kaybettiği topraklarını geri almak için sergiledikleri cesarete tanıklık etmek, gözlerimizde dev bir savaşın büyük tabloya yansıtılışına şahitlik etmek gibi. Smaug ile olan büyük karşılaşma, adeta nefes kesici. Bir ejderha ile bir hobbit arasındaki çatışma, cücelere ve bütün Orta Dünya’ya dair ne denli büyük bir tehdit oluşturduğunu gözler önüne seriyor. Ve işte o an, Beş Ordu’nun güçlerini bir araya getirip tarihin akışını değiştirecek o an…
Evangeline Lilly’nin girizgah yaptığı karakterlerin zenginliği, Orlando Bloom’un Legolas gibi ikonik figürleriyle birleşince, izleyici kendini savaşın tam ortasında buluyor. Hani bazen bir heyecan gelir ya kalbini hoplatır, işte bu film tam da öyle! Heyecan, dostluk, ihanet… Hepsi bir arada. Beş ordunun savaşına tanıklık etmek, sadece bir film izlemek değil; Orta Dünya’nın efsanelerine tanıklık etmek demek. Şu zamana kadar kaç kez dünyayı kurtarmak zorunda kaldık ki? Harbiden zor ya… Ama Bilbo ve arkadaşları bizler için bu yükü sırtlanıyor. İzlemeyenler için büyük kayıp!



1 Yorum
Hobbit: Beş Ordunun Savaşı, heyecan dolu bir macera sunuyor; karakter derinliği ve görsellik harika.