
If I Could Tell You (2016)
Film Özeti
Bazen hayat karşımıza göründüğünden çok daha zor bir yol çıkarır. “If I Could Tell You”, işte bu zor yolculuğun gerçek bir öyküsü. Yönetmen Robert E. Clyde ve Benjamin Clyde’ın özenle ellerinden çıkardığı bu film, izleyicileri derin bir duygusal yolculuğa çıkarıyor. Başrol karakterimiz Abby Taylor’ı canlandıran Avery Clyde, yıllarca süren, ruhsal ve maddi olarak yıpratıcı bir doğurganlık tedavisinin ardından, hayallerinin peşinden koşabilmek için bambaşka bir yola başvuruyor.
Vallahi, her şey Annie’nin umutsuzluğu ile başlıyor… Çocuk sahibi olma arzusu, onu bilinmeyen bir dünyanın kapılarına sürüklüyor. Online ortamda girdiği o karanlık ve gizemli alan, doğal inseminasyon için ne kadar uzağa gidebileceğini gösteriyor. Her ne kadar şansına bir “mucize” arayışına girse de, bu yolun sonuçları tam olarak öngörülemez. Kevin Richardson ve Sharon Lawrence’ın da içinde bulunduğu kadro, Abby’nin bu zorlu yolculuğunda yalnız olmadığını ve kendi mücadelelerini de barındırdığını gözler önüne seriyor.
Filmin akışı, izleyiciyi Abby’nin içsel çatışmaları ve çaresizlikleri ile baş başa bırakırken, aynı zamanda sevdiklerinin ona olan desteklerini de resmediyor. Of ya, bu filmde gerçekten her şey çok içten… Kimi zaman abonelikle gittiğiniz bir Netflix dizisi gibi hissettiriyor ama gerçek yaşamdan alınmış bu hikaye, bir dramada -belgesel tadında- insana dokunan bir savaş veriyor.
Sonuç olarak, “If I Could Tell You”, unuttuklarımızı hatırlatıyor. Özlem, mücadele ve en önemlisi sevgi üzerine inşa edilmiş bu film, izleyenleri derin düşüncelere sevk ederken, Abby’nin azmini görmemizi sağlıyor. Herkesin hayatında belki bir noktada karşılaştığı o “ne yapacağımı bilemiyorum” anlarını yeniden yaşatıyor. Hayatın acımasız yüzüyle yüzleşmeye hazır mısınız?



1 Yorum
Derin duygularla dolu etkileyici bir film.