
Kevin Can F**k Himself (2021)
Film Özeti
“Kevin Can F**k Himself” dizisi, izleyicinin hafızasında yer edinirken, daha ilk bölümden etkilemeyi başarıyor. Annie Murphy’nin canlandırdığı Allison McRoberts, sitcom dünyasının prototip kadın karakteri olarak karşımıza çıkıyor. Her şeyin göründüğü kadar güzel ve sorunsuz olmadığını, hayalindeki hayatın aslında bir yansıma olduğunu fark ettiğinde, işler bir anda sarpa sarıyor. Harbiden de, not aldığınız o sıradan sıradanlık, içinde ne çok karmaşa barındırıyor… Kevin ise opsiyonel, bencil bir koca. Bütün bu tatlı ama bir o kadar da can sıkıcı hayat, Allison için bir dönüm noktası oluyor.
Allison, boyunca belki de masum bir gülümsemeyle bakan karavanın arka koltuğunda kaybolmuş gibi hissettiği hayatının kontrolünü ele almanın yollarını arıyor. Bir tarafta kahkahalar, bir tarafta içsel çatışmalar. Bu ikili yaşam, hem komik hem de düşündürücü. Of ya, bazen kahkaha atarken gözyaşlarına boğulmak da mümkün! O sahneleri izlerken, “Neden bu kadar tanıdık?” diye sormadan edemeyeceksiniz.
Dizi, sitcom unsurlarını alıp onları bir alt metinle buluşturuyor. Kimi zaman kahkahalar, kimi zaman ise derin hüzünler. Alison’un hayatı, izleyiciye paylaşılmış bir boşlukla dolu. Tam da bu yüzden, izlerken kendinizi onun yerine koymamak elde değil. Kevin ve Allison arasındaki ilişki, çoğumuzun tanıdığı, ama pek de kabul etmek istemediği bir gerçek… Bazen, en sevdiklerimiz bile en büyük engel olabiliyor.
“Kevin Can F**k Himself”, hem yer yer komik hem de dramatik bir dokuya sahip. Bu doku, izleyiciyi derinden sarıyor. Annie Murphy’nin oyunculuğu ise izlemesi keyifli. Onun içsel yolculuğu, Manhattan ışıkları altında bile iç karartıcı bir gerçekliğe dönüşüyor. Her bölümde, zihinlerde yankılanan o sorular… Gerçekten de mutlu muyuz? Yoksa sadece bir sitcom karakteri gibi mi yaşıyoruz? Dizi, bu sorgulamaya kapı aralayarak, sonlara doğru sürükleyici bir yolculuğa çıkarıyor. Düşünmeden geçemeyeceğiniz bir seyirlik, ne dersiniz?



1 Yorum
Dizi, komedi ve dramatik unsurları ustaca harmanlıyor.