
Lost in Moldova (2020)
Film Özeti
Diego, eski sevgilisini geri kazanmak için Barış Koruma Programı’na katılmayı seçtiğinde, kafasında dünyanın ne kadar harika bir yer olduğunu imgelemektedir. Hani, tropik ağaçlar, sıcacık denizler, içi içe geçmiş bir aşk hikayesi falan… Ama ne yazık ki, hayalleriyle gerçekler birbirinden çok uzak. Tam bir karmaşanın içine düşen Diego’yu, “Lost in Moldova” filminde izliyoruz. Hani o romantik komedi filmlerinde yer alan o romantik unsurların olmadığını hemen söyleyelim.
Moldova, aslında pırıl pırıl saraylarla dolu bir cennet değil… Hatta bazen bir kıyamet gibi hissediliyor. Caddelerde kaybolmuş bir yabancı olarak, Diego hem kendisiyle hem de Moldova’nın renkli ama zorlu gerçekleriyle yüzleşmek zorunda. Of ya, bu yolculuk, sadece eski sevgilisini kazanma hayaliyle başlamışken, içindeki derin yaraları da gün yüzüne çıkarıyor.
Vlad Bolgarin ve Calin Laur’ın ustaca işlenmiş senaryoları, Kenny Grimble Jr., Dumitru Mamei, Olga Guţu-Cucu gibi yetenekli oyuncuların performanslarıyla birleşince ortaya harika bir drama çıkıyor. Harbiden, Moldova’da keşfettiği dostluklar ve sıradan insanların nasıl da hayatlarını anlamlandırdığı, Diego’nun deneyimiyle bize de bir şeyler öğretmeye çalışıyor.
Ve işte burada, kelimeler yetmiyor. Çünkü duygular, yüz ifadeleri ve her köşede bekleyen küçük anlar, o kadar etkileyici ki… Sonuçta, ne kadar kaybolursak kaybolalım, hayatın en değerli anlarının bazen beklenmedik yerlerde, beklenmedik zamanlarda karşımıza çıktığını öğreniyoruz. Diego’nun bu yolculuğu, sadece aşk peşinde koşmakla kalmayıp, kendi benliğini bulma çabası da oluyor. Kısacası, “Lost in Moldova”, sıradan bir aşk hikayesinin çok ötesinde bir yolculuğa çıkıyor.



1 Yorum
Büyüleyici bir yolculuk, duygusal derinlikler ve keşif.