
Masum (2017)
Film Özeti
Sakin bir kasaba, güzel bir manzara… Ama her şey bir görüntüden ibaret mi? “Masum” filmi, Seren Yüce’nin ustalığıyla şekillenen, sırlarla dolu bir dünyada bizi sürükleyen harika bir yapım. Haluk Bilginer, Nur Sürer, Okan Yalabık, Ali Atay ve Tülin Özen’in başrolde olduğu bu yapım, yalnızca bir cinayet soruşturmasının ötesine geçiyor; ahlak, güven, aile bağları… Ve elbette, kimin ne kadar masum olduğu sorusu.
Film, emekli bir polisin gözünden işleniyor. Yani bir bakıma, geçmişteki deneyimlerinin gölgesinde, şimdiye nasıl baktığını da görüyoruz. O kasabada, yüzeyde sakin görünen hayatlar, aslında derin bir çalkantının içine gömülü. Harbiden, bu kasabanın içinde gizlenmiş bir şeyler var… Cinayet, sıradan bir olay değil; zamanla iç içe geçmiş ailevi sırlar, geçmişin tortuları, geleceği tehdit ediyor. Ve her kişi, sanki bir maske takmış gibi, gerçek yüzlerini saklıyor.
Olaylar ilerledikçe, bizim de Göksel karakteriyle birlikte geçmişe doğru kısa bir yolculuğa çıktığımızı hissediyoruz. Neden? Çünkü herkesin içindeki karanlık, belki de ilk bakışta düşünmeyeceğimiz kadar yakında. Vallahi, filmdeki her karakter, birer muamma gibi! Her biri kendi dramalarıyla yüzleşirken, izleyici olarak biz de bir yandan empati kuruyoruz, öte yandan “acaba bu da mı masum?” diye düşünmeden edemiyoruz.
Aynı zamanda, Seren Yüce’nin donuk ve karamsar görüntü dille hayata geçirdiği bu film, kesinlikle izleme koleksiyonunuzda olmayı hakediyor. Sesler, atmosfer, tüm unsurlar bir araya geldiğinde bir duygu ve gerilim dinamiği yaratıyor. Sonuç olarak, “Masum”, sadece bir cinayet hikayesi değil; hayatın acımasız gerçeklerine ve insan doğasının karanlık yönlerine dair bir bakış açısı sunan bir başyapıt. Herkesin içinde bir parça suçluluk saklı… Onu bulmak, izleyiciye düşüyor.



1 Yorum
“Masum” derin bir hikaye sunuyor, izlemeye değer.