
Motherland (2017)
Film Özeti
“Motherland” filmi, devlet memuru Amanda’nın hayatına derinlemesine dalmamıza olanak tanıyor. Bu sıradan aman aman bir anne değil, bir mücadeleci. Anne toplantılarında, çocukları için her şey mübah; ilk sırada yer almak, organize olmak ve diğer anneleri geride bırakmak, Amanda için bir yaşam biçimi haline geliyor. Evet, film anneliğin sevimli ve romantik kısımlarını kenara itiyor. Git gide, karanlık ve acımasız taraflarını ön plana çıkarıyor.
Juliet May’in yönettiği bu yapım, baskın karakterlerin o korkusuz tavırlarını mercek altına alırken, senaryoda Diane Morgan, Paul Ready ve Lucy Punch gibi güçlü isimler de yer alıyor. Hani biliyorsun, filmdeki her karakter, Amanda ve arkadaşları arasında bir rekabet unsuru. Bütün bu acayip durumlar, anneliği yalnızca bir zorunluluk değil, aynı zamanda bir savaş alanı haline getiriyor. Gerçekten, çocuklar bir bahaneden ibaret kalıyor ve aslında savaş alanındaki savaşçılar anneler!
Amanda kendi içinde bir fırtına barındırıyor; evdeki kaosa, dışarıdaki sosyal hayata dahil olmak için her şeyi göze alıyor. “Bunu nasıl yapabilirim?” diye düşünmeden edemiyor. Of ya, o ev muhabbeti ve sürekli çocukların başarısı üzerine olan bu savaş, gerçekten de yıpratıcı! Ama bir yandan da, tam anlamıyla bir komedinin içinde kaybolmuş durumdayız. Amanda’nın çabasını, kaygılarını ve bazen tamamen umutsuzluğa düşüşünü izlemek, yeri gelince gülmekten alıkoyamıyor, yeri gelince de düşünmeden edemiyorsunuz.
Sonuç olarak, “Motherland” sadece kadınların dünyasını değil, aynı zamanda toplumun gereksinimlerini ve anneliğin getirdiği baskıları da sorguluyor. Rekabetin ve dayanışmanın iç içe geçtiği bu film, olayların her iki yönünü de gözler önüne seriyor. Gerçekten, bu film sevimliliğin gerisinde başka bir şeyler sunuyor… Harbiden öyle!



1 Yorum
İlginç bir bakış açısı sunuyor.