
My Brilliant Friend (2018)
Film Özeti
“My Brilliant Friend”, dört mevsimin, beş yüz yılın, bir dostluğun ve hayatın karmaşasıyla dolu bir yolculuğa çıkıyor. Laura Bispuri, Alice Rohrwacher ve Daniele Luchetti’nin ustaca yönettiği bu dizi, Elena Ferrante’nin çok satan roman serisinden uyarlama olarak karşımıza çıkıyor. İkili dostlukları üzerine kurulu olan hikayede, hayata tutunan iki genç kız, Elena Greco ve Raffaella Cerullo’nun öyküsünü izliyoruz.
Düşünün… Küçücük bir Napoli kasabasında başlıyor her şey. Çocuklukları yoksulluk ve zorluklarla dolu; fakat birbirlerine duydukları sevgiyle her şeyin üstesinden gelmeye çalışıyorlar. Hayatlarının en güzel anlarını birlikte yaşıyorlar. En basit şeylerden… O çocukluk hayalleri, hayattan beklentileriyle dolup taşıyorlar. İşte bu nedenle birbiri ardına gelen olaylar, onları birer birey olarak şekillendirmeye başlıyor.
Dizi, Elena’nın yıllar sonra Lila’nın gizemli bir şekilde kaybolduğunu öğrendiği anla açılıyor. Selam verip birbirine koşan çocukların, yıllar sonra ayrılışlarının ardından hatıraları tekrar canlanıyor. Lila’nın kayboluşu, Elena’yı derin bir belirsizliğe sürüklüyor; ve bu durum onu yazmaya yönlendiriyor. “Neden gitti?” sorusu, Elena’nın zihninde dönüp duruyor. İkili dostluğun sırlarını ve kırılganlıklarını yeniden keşfetmek, onun için kaçınılmaz bir ihtiyaç haline geliyor.
“Dostluğun derinliklerinde kaybolmak… Kaybolmuş dostlar arasında gezinmek harbiden zor!” diye düşünüyor izleyici. Gözlerimizi ekrana kilitleyen sahnelerde; kasabanın sokakları, renkleri ve ruhu, izleyiciyi içine çekiyor.
Her ayrılık, her sıyrık, her yas… İstanbul’un karanlık köşelerinde büyüyen iki genç kızın, dostluklarının engin denizinde kaybolmasına neden olabiliyor. Yıllar sonra ortaya çıkan dostluk, yalnızca geçmişin izlerini değil, geleceğin de belirsiz yarasını taşıyor. “My Brilliant Friend”, bu karmaşık ilişkilerin ve hayat mücadelelerinin güçlü bir yansıması olarak damaklarımızda unutulmaz bir tat bırakacak…



1 Yorum
Göz alıcı dostluk ve hayatın derinliği harika yansıtılmış.