
Ratcatcher (1999)
Film Özeti
James Gillespie 12 yaşında, ama bu yaş ne kadar da zor bir yaş değil mi? Dışarıda cıvıl cıvıl bir dünya var, ama o, içinde kaybolmuş gibi. Ailesiyle arasında büyüyen bir boşluk, hayatın acı gerçekleriyle yüzleşmesini sağlıyor. Onun için her şey değişiyor… Hani bazen aile dediğin şey aslında en güvendiğin yabancılaşıyor ya işte, tam olarak böyle bir durum. Bir sırrın ağırlığı altında eziliyor ve ayna bakmak istemediğinde, bir anda kendini kanalda buluveriyor. Orası, James’in kendine ait bir dünya yarattığı yer; durum ne kadar karamsar olursa olsun, o su kenarındaki hayallerinde özgür…
Margaret Anne ile tanışması, hayatının en tuhaf ama bir o kadar da güzel anlarından biri haline geliyor. 14 yaşındaki bu kız, aslında pek de masum değil, ama içten içe bir sevgi arayışı var. Her hareketi, hani “bazen yanlış yollarla doğruyu bulmak” dedikleri şeyin tam da örneği gibi. Diğer yandan, Kenny de var; saf ve masum bir çocuk, ama sert gerçekler arasında boyut kaybetmeden… İkisiyle birlikte bir şekilde hayatın sert rüzgarlarına karşı durmaya çalışıyorlar.
Lynne Ramsay’in ustalığıyla, bu film şehir hayatının gri tonlarını, çocukluğun saflığı ile harmanlayarak muazzam bir tablo ortaya koyuyor. Atmosfer öyle bir şey ki; izleyici, James’in içsel yolculuğu sırasında onunla birlikte kaybolmak istiyor. Vallahi film boyunca o anları yaşamak istemekten kendini alamıyorsun. Hani herkesin bir kayıptan sonra bulmaya çalıştığı o “yer” var ya, işte orada olmadan bu yolculuk daha anlamlı hale geliyor… Zaman zaman gülümseyip, zaman zaman hüzünlenerek ilerliyorsun. Yıkıntılar, hayaller ve hayal kırıklıkları arasında yürürken, insan ne kadar da savunmasız olabiliyor asıl… James’in dünyası, kaybolmuş duyguları ve arzuları ile dolup taşıyor; belki de hepimizin içinde bir parça var bu hikayede…



1 Yorum
Film, James’in içsel yolculuğunu derin bir duygusallıkla aktarıyor, etkileyici!