
Tereddüt (2017)
Film Özeti
Yeşim Ustaoğlu’nun “Tereddüt”ü, büyük şehirlerin karmaşasından uzak, taşra hayatının sakin ama derin olaylarını derinlemesine keşfediyor. Bir yanda genç psikiyatrist Şehnaz (Funda Eryiğit), diğer yanda ise onun hayatına dokunan traumatize bir hasta… Hikaye, şehrin gürültüsünden kaçıp, dışardan her şeyin mükemmel göründüğü o taşra kasabasına adım attığında başlıyor. Yani, işte tam burada… Hayatı bir yandan işindeki sorumluluklarla yoğrulurken, diğer yandan sırtındaki alışkanlıklarla şekillenmeye çalışıyor. İstanbul’daki evinde kocası Cem ile kurduğu ilişkisi, harbiden de öyle masal gibi değil mi? Ama derinlere gömülü bir şeyler var sanki… Kaçınılmaz bir şekilde, içsel çatışmalarla yüzleşmek zorunda kalıyor.
Şehnaz, Elmas (Ecem Uzun) adında genç bir hastasıyla tanıştığında bambaşka bir kapı aralanıyor. Elmas’ın ruh halindeki karmaşa, Şehnaz’ın kendi içsel çalkantılarını da su yüzüne çıkarıyor. Vallahi, bu durum ikisi için de bir dönüm noktası oluyor. Hızla ilerleyen bir hikaye, Şehnaz’ın pozitif bağımlılığıyla başlamışken, Elmas’ın akli dengesini kaybetme riski, onu başka bir gerçeklikte gezdirmeye başlıyor. Aralarında gelişen bağ, sadece hastalık ve doktor ilişkisi olmaktan çıkıp, tehlikeli bir tutkuya dönüşüyor. İşte burada her şey bambaşka bir boyuta evriliyor.
Elmas’ın Şehnaz’a sunduğu fırsat, onun hayatında bir yansıma yaratıyor. Kendisiyle arasındaki bağı sorgularken, taşradaki sessizlik, iç huzuru bulmasında büyük bir engel. Sıkışmış bir hayatın izlerinde kaybolmuşken, aradığı şeyin tam olarak ne olduğunu bulmak için bir yolculuğa çıkması gerek… Sonuçta, insan ruhu öyle karmaşık ki; kendimizi bulmak için bazen, en garip yerlerde, en beklenmedik kişilerle karşılaşabiliyoruz. Ustaoğlu, izleyiciyi derin duyguların iç içe geçtiği bir atmosferde dolaştırarak, izleyenin ruhuna dokunmayı başarıyor…



2 Yorum
Derin duygular ve içsel çatışmalar güzel yansıtılmış.
Göz alıcı bir yolculuk, ruhsal derinliklere iniyor.