
The Gray Man (2022)
Film Özeti
“The Gray Man” filmi, adeta nefes kesen bir aksiyon fırtınası. Yönetmen koltuğunda Anthony ve Joe Russo gibi sinemada zirveye oynayan isimleri görünce, gözlerim 자동man parlıyor. Ryan Gosling’in canlandırdığı CIA ajanı Court Gentry, bir suikastçi olarak sıradanlıktan çok uzak. Ama bu kez, işler hiç beklediği gibi gitmiyor…
Düşünsene, yıllarını gizlilikle geçiren bir adam, birdenbire herkesin hedefi haline gelebilir mi? İşte tam da burada devreye Chris Evans giriyor. Onu tanıyorsan, bilirsin, bu adam onu avladığı gibi avlamayı da biliyor. Gentry, kendisini açığa çıkaran bir komployu çözmeye çalışırken, hem patronlarından hem de ölümcül düşmanlarından kaçmak zorunda kalıyor. Harbiden zor bir durum! Elinde bir yandan arkadaşlarının hayatı, diğer yandan kendi ailesinin güvenliği… Hani ‘tamam, bu işte bir terslik var’ diye düşündürten cinsten.
Ana de Armas, filmdeki dinamiği bir kat daha artırıyor. Onun karakterinin de bir süre sonra Gentry ile olan ilişkisi oldukça karmaşık bir hal alıyor. Yani, yalnızca bir aksiyon filmi izlemiyoruz; duygusal bir yolculuğa da çıkıyoruz. Jessica Henwick ve Billy Bob Thornton da bu kargaşada sağlam performanslarıyla dikkat çekiyor.
Aksiyonun doruk noktalarına ulaştığı sahneler, gözleri ekrandan ayırmıyor. Sık sık hıza, küçük hesaplara dönen bir gerilime tanık oluyoruz. Adeta sinema salonunda kalp atışlarını duymamak mümkün değil. Of ya, tüm bu gelişmelerin içinde aşkta var; çünkü Gentry, ailesini kurtarmaya çalışırken kendini bir aşk üçgeninin içinde buluyor. E, böyle olunca “The Gray Man” tam anlamıyla bir seyirlik haline geliyor. Vay be, izlerken ikisi de zor durumda… Bu filmi izlemek, tam bir sınav şeklinde; heyecan hiç bitmiyor. Gerçekten kendinizi aksiyon dolu bir dünyada kaybetmek istiyorsanız, “The Gray Man” tam size göre.



1 Yorum
“The Gray Man”, aksiyon ve duygusal derinliği bir arada sunan etkileyici bir film.