
The Human Centipede (First Sequence) (2009)
Film Özeti
Yazının derinliklerine dalmadan önce, Tom Six’in “The Human Centipede (First Sequence)” filmine dair hazırlıklı olun. Kendinizi eşine az rastlanır bir korku deneyiminin içine atıyorsunuz. Mesele iki Amerikalı genç kızın Almanya’daki tatillerinde yaşadıkları bir kabusa doğru yol alması… Arabalarının yolda kalması, bir ormanın derinliklerinde kaybolmaları ve o esnada karşlarına çıkan o korkunç villayı asla unutamayacaklar. Zaten bırakın unutmalarını; orada karşılaştıkları şey, kesinlikle insanın aklını başından alacak türden. Bir de bu villada sizi bekleyen Dr. Hieter var. Tek bir hekim, ama yürek parçalayan bir kararlılık. Geçmişteki başarıları onu efsane yapmış, ama şu anda kaygı verici bir deneyin peşinde… Hani bazı insanlar korkunç hayal gücüne sahiptir ya, işte o hasta zihinlerin en sıra dışı örneklerinden biri.
Sabah olduğunda, genç kızlar kendilerini bir mahsende bulduklarında, akıllarında sadece bir soru var: Şimdi ne olacak? O ikili, bir Japon turistle karşılaşacaklar; ama bu çok sıradan bir karşılaşma değil, ev sahipleri ne kadar garipse, tutsaklarının sonları da o derece belirsiz. Kendi içlerinde yaşadıkları gerilim, dışarıdaki korkuyla birleşince, izleyiciyi adeta koltuğa çiviliyor. İşte o an Dr. Hieter giriyor devreye… İnsanları birleştirme hayali?! Bambaşka bir şeyin habercisi. Tasavvur etmesi zor, izlerken mide bulandıran bir yolculuğun kapısını açıyor. Bu film gerçekten cesaret istiyor; zira her bir sahnede insanlığın sınırları zorlanıyor. Harbiden, kaybettiğiniz her şey, bu filmde kıymet buluyor… Her an gerilimin yükseldiği, kâbus dolu bir seyirlik. Korku sineması severler, burası tam sizlik… Belki bazılarınız izlememek için bahaneler bulacak, ama bir kere izlerken gözlerinizi ayırmak, harbiden zor. Korkunun sınırlarını yeniden çizen bir resim… Korku tutkunları dikkat!



1 Yorum
Korku sinemasında unutulmaz bir deneyim!