
Threads (1985)
Film Özeti
“Threads” (1985), Mick Jackson’ın usulca kemiren ama bir o kadar da tesirli bir yapıtı… Belgesel tarzındaki bu film, izleyiciyi adeta zamanın içinde kaybettirerek gerçeğin soğuk yüzüyle yüzleştiriyor. Şimdi, hazırlanın, çünkü bu film sizleri öyle derin yerlere götürecek ki, kendinizi bir an bile güvende hissetmeyecek, sürekli bir gerginlik hâlinde kalacaksınız. Gerçekten, bir nükleer soykırımın potansiyelini tam ortasında bulacaksınız.
Filmin merkezinde, İngiltere’nin Sheffield şehri var… İşçi sınıfının yaşamları, nükleer savaşın gölgesinde nasıl alt üst oluyor, bunu fazlasıyla hissedeceksiniz. Karen Meagher, Reece Dinsdale ve diğer oyuncular o kadar içten bir performans sergiliyorlar ki, sanki olayların tam ortasındaymışsınız gibi bir his kaplıyor içinizi. Bütün bunlar, bir tarih dersi gibi değil, sanki bir gün bile bizim başımıza gelebilecek olayların tasviridir.
Düşünün, sıradan bir gün… Şehirlerde hayat devam ediyor. Ama bir anda, hayatın tahmin edilemez yüzüyle karşı karşıya kalıyorsunuz. Hücrelerinizde hissettiğiniz korku, belirsizlik… Nükleer savaşın insan üzerindeki etkileri, belki de en çok gözyaşı dökeceğiniz sahnelerde korkunç bir gerçeklik olarak karşınıza çıkıyor.
Vallahi, filmin sona yaklaşırken hissettikleriniz tarifsiz… Hayat ne kadar da kırılgan. Hani derler ya, “Günü gününe yaşa…” işte o sözleri daha derin, daha gerçek bir şekilde anlıyorsunuz. “Threads”, klasik bir bilim kurgu filmi olmaktan çok öte; zira savaşın ve çatışmanın insana ne kadar yakışmadığını, tamamen insanlığın kaybına dönüşebileceğini gözler önüne seriyor.
Eğer moral bozukluğu istemiyorsanız bu filmi izlemeye dikkat edin. Ama eğer gerçeklerle yüzleşmek ve içsel bir hesaplaşma yaşamak istiyorsanız, o halde “Threads” tam size göre… Sizi bekliyor.



1 Yorum
Gerçekçi ve etkileyici bir yapıt.