
Yeniden Başla (2016)
Film Özeti
Hayatın sunduğu acılar, bazen en beklenmedik yerlerde bulur bizi. “Yeniden Başla” filmi, tam da bu noktada başlıyor. Jean-Marc Vallée’nin ustaca yönettiği bu drama, sizi derin bir yolculuğa çıkarıyor. Davis Mitchell (Jake Gyllenhaal), sıradan bir yatırım uzmanı olarak karşımıza çıkarken, eşi trafik kazasında hayatını kaybedince dünyası başına yıkılıyor. Her şeyin anlamını yitirdiği, duygusal bir çöküntü sürecine girdiği bu dönemde, hayatın aslında ne kadar kırılgan olduğunu anlıyor…
Davis’in yaşadığı travmanın etkisiyle, günlük yaşamında tamamen kaybolmuş hissediyor. O kadar içe kapalı ki, etrafındaki insanlar bile onun acısını tam olarak anlayamıyor. İşte tam da bu noktada, otomat makinesiyle olan unutulmaz karşılaşması başlıyor. Bağırsağına kadar giden bir hayal kırıklığı içinde, makineye yazdığı şikayet mektubu, onun için bir dönüm noktası oluyor. Bu ilginç hikaye, beklenmedik bir tesadüfle onu Karen (Naomi Watts) adında bir müşteri temsilcisiyle buluşturuyor…
Bu ikili arasındaki ilişki, önce sıradan bir iletişim gibi görünse de, zamanla birbirlerine destek olmalarına yol açıyor. Davis, kendi içindeki yaraları sarmaya başlarken, Karen için de bu durum bir kurtuluş haline dönüşüyor. Vallée, olayları o kadar doğal bir şekilde kurgulamış ki, sanki biz de onların yanında, o duygusal çalkantıyı yaşıyoruz.
Filmin her sahnesinde insana dair o derin hisleri bulmak mümkün. Kayıplar, hayal kırıklıkları ve yeniden doğuş etmek… Tatlı bir masal değil tabii ki. Hayatın zorlukları, insanı bükebilir ama eğemez. Davis’in hikayesi, belki de hepimizin içinde bir yerlerde unutulmuş bir cesareti uyandıracak. “Yeniden Başla”, yalnızca kayıp ve yas üzerine değil, yaşamın yeniden nasıl kucaklanabileceği üzerine de bir hikaye. Bazen, kaybettiğimiz şeylerin ardından yeniden dirilmenin yollarını bulabiliriz…



1 Yorum
“Yeniden Başla”, kayıplar sonrası çıkılacak yeni bir yolculuğu etkileyici bir şekilde anlatıyor.