
Manhunt (2017)
Film Özeti
FBI’nın Unabomber’ı yakalama çabaları, tam anlamıyla bir gerilim hikayesi. “Manhunt” adlı dizi, Michael Dinner ve Greg Yaitanes’in yetenekli yönetmenliğiyle hayata geçiyor. Paul Bettany’nin çarpıcı performansıyla hayat bulduğu Ted Kaczynski karakteri, izleyicileri ilk dakikadan itibaren içine çekiyor. Hani bazı diziler var, senaryo yavaş ilerliyor, ama bu dizi öyle değil. Her bölümde bir tık daha fazla gerilim, bir tık daha fazla merak barındırıyor.
Dizinin odak noktası, FBI’ın yetersiz ipuçları ve halk arasında hızla artan panik ortamı. Unabomber, uzun süredir tüm Amerika’yı korkunç tehditlerle sarmalamış biri. Ancak işin içine girince görüyorsun ki, sadece bir terörist değil… aynı zamanda karmaşık bir zihin. Orada işin ustası Arliss Howard’ın canlandırdığı profilci, puzzle’ın eksik parçalarını bir araya getirmeye çalışıyor. Bazı anlar var ki, resmen bitti dedik ama o hiç bitmiyor. “Of ya, daha bitmedi mi?” diye düşündüren sahnelerle dolu.
Cameron Britton’un performansı da ayrıca dikkat çekici. Onun karakteri, olayların çözülmesine yardımcı olurken, izleyiciyi hem düşündürüyor hem de sarsıyor. Her şeyin ardında yatan sırları ararken, adeta kurgusal bir yolculuğa çıkıyorsun. İnsanın içindeki merak duygusunu tetikleyen bir diziyle karşı karşıyız.
Dizinin ritmi öyle bir yere geliyor ki, başından sonuna kadar beni perçinledi. Dilerseniz bir ikinci şans vermekten çekinmeyin. Serinin bu dinamik yapısı ve derin karakter analizleri kesinlikle izlenmeye değer. Hayatın gerilimini dizi ekranlarına taşıyan bu harika yapım, izlenmeye en uygun zaman diliminde karşımızda duruyor. Gerçekten, her bölüm bir diğerini merak ettiriyor…



1 Yorum
“Manhunt” dizisi, gerilim dolu yapısıyla izleyiciyi ekran başına kilitleyen muhteşem bir yapım.