
Taboo (2017)
Film Özeti
James Keziah Delaney… Bu isim, 1814’te Londra’nın karanlık köşelerinde yankılanan bir ruhun sesi. Babasının ardında bıraktığı gizemli mirasla, tam 10 yıl sonra Afrika’dan geri döndüğünde Delaney, sadece kendini değil, tüm bir dönemin kaderini silkelemeye hazırlanıyordu. James, haksız bir savaşa dahil olurken, İngiltere ve Amerika arasındaki tehlikeli oyunların içine çekiliyor.
Tabii ki bu sıradan bir dönem değil. Doğu Hindistan Şirketi’yle, dönemin en güçlü ve acımasız yapılarıyla karşılaşacak. İnan bana, bunu söylerken bile içim cız ediyor. Hayatının mücadeleleri ve denizcilik imparatorluğunu kurma çabası, Delaney’i bir kahraman ya da belki de bir anti-kahraman yapacak… Kiminin gözünde bir kurtarıcı, kiminin gözünde ise bir tehdit. Tom Hardy’nin şahane performansıyla canlanan bu karakter, derin bir yalnızlığın ve hayal kırıklıklarının yükünü taşıyor.
Evet, hikaye aslında tam da burada başlıyor. Delaney’nin herkesle olduğu gibi, kendisiyle de bir savaşı var. Kafasında dönüp duran geçmişinden, hüzünlerinden kaçış yok. Ve bu kaçış, onu Londra’nın karanlık sularına sürüklüyor. Herkese karşı bir düşmanı var, ama aslında düşman, tüm gizemlerin içinde gizleniyor… Of ya, ne kadar karmaşık bir durum bu, değil mi? O bir yandan savaşırken, diğer yandan kendi içsel dengelerini bulmaya çalışıyor.
Jonathan Pryce, Oona Chaplin gibi isimlerin harika performanslarıyla zenginleşen Taboo, sadece bir dram değil; aynı zamanda bir dönem parçası. Tüm bunlar bir araya geldiğinde, “ben ne için savaşıyorum?” sorusuyla sarsılan bir adamın öyküsü ortaya çıkıyor. Macera dolu, sürükleyici ve bir o kadar da düşündürücü… Hadi bakalım, Delaney’nin gözünden bu dünya, ne kadar karanlık ve gizemli bir yer, gel de hissetme.



1 Yorum
“Taboo”, derin karakter analizi ve sürükleyici hikayesiyle dikkat çekiyor. Harika bir yapım!